Posted in
Genel by admin | Şubat 13th, 2011
Yorumlar Kapalı
Zeytinlik, İstanbul’un Bakırköy ilçesinde bir semt. Kartaltepe, Cevizlik, Ataköy 7., 8., 9., 10. kısımlarıyla komşudur. Bakırköy Tren İstasyonu, Askerlik Şubesi ve Kızılay bu mahallededir.
Bakırköy’ün en küçük ve tenha mahallelerinden biri olan Zeytinlik, Bakırköy’ün kuruluşundan bu yana varlığını sürdürmektedir. Önceleri bahçeli müsakil evlerden oluşan Zeytinlik, bir dönem İstanbul’un sayfiye yerlerinden biri olarak kullanıldı. Eskiye göre nüfusu hayli azalan mahallede orta ve üzerindeki yaş grupları nüfus çoğunluğunu oluşturmaktadır. Mahalledeki tek okul Dadyan Ermeni Okulu’dur. Mahalle sakinlerinin çocukları komşu mahalleler olan Ataköy 1. Kısım ile Kartaltepe gibi daha büyük nüfusa sahip olan mahallelerin okullarında eğitim-öğretim görmektedirler
Beğendiyseniz ; 
Tags: İstanbul, Zeytinlik
Posted in
Genel by admin | Şubat 7th, 2011
Yorumlar Kapalı
Haliç, (Altın Boynuz olarak da bilinir) İstanbul’un bir koyudur. Haliç’in kelime anlamı, nehir ağızındaki koy demektir.
Yunan efsanesine göre; Megaralılar, kralları Beyaz’ın annesi Keroessa için Altın Boynuz ismini vermişlerdir.
Haliç doğal bir limandır. Haliç üzerinde 3 köprü bulunmaktadır. Bunlar;
1. Unkapanı Köprüsü
2. Galata Köprüsü
3. Haliç Köprüsü
Bizans döneminde kolonileşme de burada başlamıştır. Aynı zamanda Bizans İmparatorluğu’nun denizcilik merkeziydi.Sahil boyunca uzanan duvarlar,şehri bir deniz filosu atağından korumak için inşa edilmiştir. Haliç’in girişinde istenmeyen gemilerin girişini engellemek için, şehirden karşıya eski Galata kulesi’nin kuzeydoğu ucuna uzanan geniş bir zincir vardı. Bu kule Latin haçlılarınca 4.Haçlı seferinde 1204 yılında geniş bir şekilde tahrip edildi. Fakat Ceneviz’liler yanına yeni bir kule inşa ettiler. Bu kule meşhur Galata Kulesi 1348 Christea Turris (Tower of Christ:İsa’nın Kulesi) diye adlandırılır.
Haliç’i karşıdan karşıya kapayan zinciri kırabilecek veya hile ile galip gelebilecek dikkate değer üç zaman vardı. Onuncu yüzyılda Viking’ler uzun gemilerini boğaz dışına, Galata etrafına sürüklediler ve onları kızaktan tekrar Haliç’in içine indirdiler. Bizans’lılar onları Yunan ateşi ile yendiler. 1204 de 4.Haçlı seferinde, Venedik gemileri zinciri koç ile kırabilecekti. 1453 de Osmanlı Sultanı II. Mehmed’in gemilerini yağlanmış kütükler üzerinde Galata içlerinden karşı yana geçerek Haliç’e indirmesi.*
Şehrin, Fatih Sultan Mehmed’e tesliminden sonra; Yunanlılar, Yunan Ortadoks Klisesi, Gürcüler, Yahudiler, İtalyan tüccarları ve diğer gayri müslimler Haliç boyunca fener ve Balat bölgesinde yaşamaya başladılar. Bu gün altın Boynuz her iki yakada yer alır. Sahil boylarınca parklar vardır. Güzelliği ve tarihinden dolayı turistlerin ilgisini çekmektedir.

Haliç Osmanlı döneminde yoğun Yahudi,Rum, Ermeni, Bektaşi nüfusun yaşadığı bir bölge idi. Osmanlı dönemninin münevverlerinin takip ettiği Karyağdıbaba, Karaağaç ve Sütlüce,Giresunlu Tekkesi bu bölgede bulunmaktadır. Günümüzde Galata köprüsü; Galata ve Eminönü’yü Haliç üzerinden birleştirir. Haliç üzerinde diğer iki köprü de Atatürk Köprüsü ve Haliç köprüsüdür.
1980′li yıllara kadar; endüstriyel atıkların döküldüğü bir yer olan Haliç, dönemin Belediye Başkanı Bedrettin Dalan “Haliç’i gözlerim gibi mavi yapacağım” vaadiyle döneminde temizlenilmeye başlanmış; 2000li yıllarda temiz bir hale getirilmiştir.
Beğendiyseniz ; 
Tags: Fatih Sultan Mehmet, Galata köprüsü, Haliç, Haliç köprüsü, Haliç Limanı, İstanbul, Unkapanı köprüsü
Posted in
Genel by admin | Ocak 11th, 2011
Yorumlar Kapalı
Sultangazi, İstanbul Avrupa Yakası’nda bir ilçedir. 2008′de Gaziosmanpaşa’ya bağlı 14, Eyüp ve Esenler’e bağlı birer mahallenin katılımıyla kuruldu. İlçede, 36,25 kilometrekarelik alanda 936,935 kişi yaşamaktadır.
İlçe, kuzey ve doğuda Eyüp’e, güneydoğuda Gaziosmanpaşa’ya, batıda Başakşehir’e,Güneydoğu daŞişli, kuzeydoğu da Sarıyer’e, güneybatıdaEsenler’e, kuzeybatı da ise Beşiktaş ile komşudur.
Halkın Çoğunluğu Bilecik, Kütahya, Afyon ve Denizli illerinden göçmüş olup, Bu iller nufüsün yarısından fazlasını oluşturur.
Beğendiyseniz ; 
Tags: arama motoru, İstanbul, meraklı robot, Sultangazi
Posted in
Genel by admin | Kasım 18th, 2010
Yorumlar Kapalı
Riva ya da Çayağzı, İstanbul ilinin Beykoz ilçesine bağlı bir köydür.
Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.
Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur.
İstanbul iline 60, Beykoz ilçesine 22 km uzaklıktadır.
Köyün iklimi, Marmara iklimi etki alanı içerisindedir.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılmamaktadır.
Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır.
PTT şubesi ve PTT acentesi yoktur.
Sağlık ocağı yoktur.
Sağlık evi vardır ancak kullanılmamaktadır.
Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
Riva Deresi ya da Çayağzı Deresi, Marmara Bölgesi’nin kuzeyinde, Kocaeli Yarımadası’nda bulunan bir akarsudur. Kocaeli ilinin Gebze ilçesine bağlı Tepecik köyü yakınlarından doğarak, İstanbul ili sınırları içine girer. Pendik ve Çekmeköy ilçelerinden geçerek Beykoz ilçesinde Karadeniz’e dökülür. Denizle buluştuğu yerde, kendisiyle aynı adı taşıyan Beykoz’un Çayağzı (eski adıyla Riva) mahallesi bulunmaktadır.
Beğendiyseniz ; 
Tags: Beykoz, Çayağzı Deresi, İstanbul, Marmara Bölgesi, Riva, Riva Deresi, Tepecik köyü
Posted in
Genel by admin | Kasım 11th, 2010
Yorumlar Kapalı
Beykoz, İstanbul’un bir ilçesidir. Çatalca-Kocaeli bölümünün Kocaeli Yarımadası batısında yer almakta olup; batıdan İstanbul Boğazı, doğudan Şile ilçesi, kuzeyden Karadeniz ve güneyden Çekmeköy ve güneyden Üsküdar ve Ümraniye ilçeleri ile çevrelenmiştir.
Deniz seviyesinden başlayarak 270 metreye kadar yükselen Beykoz’un engebeli arazisini Riva, Küçüksu ve Göksu dereleri parçalamıştır. İlçe ve yakın çevresinde Akdeniz iklimi ile Karadeniz ikliminin karışımı olan “Geçiş Tipi İklim” etkilidir. Yazlar, Akdeniz kadar sıcak olmamakla birlikte Karadeniz kadar yağışlı değildir. Beykoz ve çevresi başta kestane, meşe, gürgen, ıhlamur, kayın, kızılağaç ve fındık ağaçlarından oluşan doğal orman örtüsüyle kaplıdır.
Beykoz’un tarihi 2700 yıl öncesine götürenler var. İlk olarak kimlerin yerleştiği kesin olarak bilinmiyor. Ancak, Roma döneminde Anadolu Kavağı’nda bir adak yerinin olduğu biliniyor. O dönemde Karadeniz’e çıkmak isteyenlerin elverişli bir rüzgarla seyahat edebilmek için Zeus ve Poseidon adına kurbanlar kestikleri de biliniyor.
Yaklaşık 700 yıl önce bu yörenin Türklerin eline geçmesinden sonra Beykoz, onlar için de bir ihtişamı ile göz kamaştıran bir mekân olup çıktı. Osmanlı Padişah ve Vezirleri için yaptırılan av köşklerinin çoğunluğuna bakıldığında, buranın tarih boyunca bir av ve eğlence merkezi olduğu anlaşılıyor.
Beykoz’un tarihi gelişimi M.Ö. 700’lü yıllara dayandırılıyor. Bu tarihte bölgeye deniz yolu ile gelen Traklar’ın Bebrik adı ile kurdukları devletin bulunduğu köyün kısa zamanda gelişmesi ile Kral Amikos bu köye kendi adını veriyor. Traklar’dan sonra Amikos pek çok kültüre ev sahipliği yapıyordu ve arkasından Persler, Abbasiler geliyor. Beykoz İstanbul’un fethinden çok önce 1402 yıllarında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılıyor. Bundan sonra Amikos olan adı Beykoz’a dönüştürülüyor. Kocaeli Beyleri’nin ikametgahına ayrılan Beykoz; “bey” hecesini bu yöneticilerden, “koz” hecesini de Farsça’da köy anlamına gelen “Koz” kelimesinden almıştır. Beylerin köyü… Beykoz… Zengin ormanlık alanları ile o dönemde padişahlar tarafından av sahası olarak kullanılmaktaydı… Fatih Sultan Mehmet avlanırken Beykoz’da Tokat Kalesi’nin fethi müjdesini aldığı söylenir. Bu müjdeyi aldığı yerde bu zaferin anısına Tokat kalesi’ne benzer bir av köşkü yapılır ve buraya “Tokat bahçesi” adını verir. Günümüzde bu köşkün bulunduğu yer “Tokatköy mahallesi” olarak adlandırılmaktadır.
Beğendiyseniz ; 
Tags: Beykoz, Beykoz belediyesi, Beykoz otelleri, Beykoz tarihi, İstanbul