arşiv

0, 2010 için arşiv

Beyin Nasıl Yaşlanır ?

Cuma, 30 Tem 2010 Comments off

Sağlıklı bir beynin nasıl yaşlandığını ve bu değişimlerin hafızamızı nasıl etkilediğini biliyor musunuz?

Zaman zaman unutkanlıklar yaşadığınızda Alzheimer başlangıcı olduğunuzdan mı korkuyorsunuz?

Aslında günlük hayatta karşılaştığınız unutkanlıkların tümünün yoğunluktan kaynaklandığını biliyor muydunuz?

Ancak bilinen bir gerçek var ki o da yaşımız ilerledikçe beynimizin fonksiyonlarında da bazı kayıpların yaşandığı.

Genellikle beynimizin bedenimizdeki diğer organlardan daha farklı olduğunu düşünürüz. Halbuki, beynimiz de tıpkı diğer organlarımızda olduğu gibi zaman içinde bazı değişimler yaşar.

Genel kanının aksine beyindeki sinir hücreleri (nöronlar) yaşla birlikte toplu şekilde yok olmaya başlamaz.

Araştırmalar, bazı nöronların gerçekten de kaybedildiğini ancak yavaş da olsa yeni nöron üretiminin olduğunu göstermektedir.

Aslında olan beyindeki sinir hücrelerinin küçülmeye başlamasıdır.

“İyi genler ve sağlıklı bir yaşam tarzı bu değişimin geciktirilmesine yardımcı olsa da süreci tamamen durdurmak olanaksızdır” diyor uzmanlar.

Peki beynimiz nasıl yaşlanıyor? İşte beynin yaşlanmasındaki aşamalar…

20’li yaşlar: Bu yaşlardaki insanlar uzun süreli anılar oluşturmak ve karmaşık muhakemeler yapabilmek anlamında zihinsel kapasitelerinin en üst noktasında olur.

Yaratıcılığın da bu yıllarda zirve yapma olasılığı vardır. Ancak bu yaşlar insanların yaratıcılıkta sınır tanımadığı da bir dönemdir.

Birçok yazar, sanatçı ve müzisyen bu yaşlarda en yaratıcı dönemlerini geçirir.

Az da olsa nöron küçülmesi gibi beyindeki ufak fiziksel değişiklikler insan 20’li yaşlarındayken başlar.

30’lu yaşlar: Önemsiz derecede de olsa nöron küçülmesi yoluyla beyin hacmi yavaş yavaş gerilemeye başlar.

Gerçekleştirilecek bilişsel testler bazı bölgelerde meydana gelen küçük gerilemeleri tespit edebilir. Fakat bilişsel gerilemeye dair bu küçük işaretler genellikle ne birey ne de çevresindekiler tarafından fark edilmez.

40’lı yaşlar: Kırklı yaşlardaki pek çok insan, başta aktif (kısa dönem) hafıza alanında olmak üzere bazı zihinsel işlemlerde biraz yavaşlama olduğunu hisseder ve hatta hızlanabilir.

Telefon numaraları hatırlamak, kafadan hesap yapmak veya hafızaya dayalı zorlu kağıt oyunları oynamak önceki yıllara göre daha yorucudur.

Beyin hacmindeki yavaş azalma devam eder.

50’li yaşlar: Ellili yaşlarda beyin hacmi azalma sürecinin hızlanmasıyla birlikte hafızada ve diğer başka kavrama alanlarında daha belirgin değişiklikler ortaya çıkacaktır.

Bu yaşlardaki kişilerde yeni bir şey öğrenmek biraz daha fazla zaman gerektirir ancak öğrenilen bilgiler genellikle unutulmaz.

Kelimeleri ve isimleri hatırlamak eskiye göre daha uzun sürer. Aynı anda birden fazla işle meşgul olmak daha zor hale gelir. Ayrıntılara olan ilgi azalır.

Yaşanmış bir olayın gerçekleştiği yeri ve zamanı hatırlamak zorlaşır. Görsel-mekansal işlem yapmak daha güçleşir. devamını oku…

Turkey / Hindi Ne Alaka ?

Cuma, 30 Tem 2010 Comments off

Özellikle ABD’de Hıristiyanların şükran günlerinin önemli bir sembolü olan hindi aslında Amerika kıtasının yerlisidir. Vahşi hindi cinsleri Kristof Kolomb kıtayı keşfetmeden de önce Kuzey Amerika’da yaşıyordu. Hatta Avrupa’dan Güney Amerika’ya ilk gelenler Azteklerin bir cins hindi ırkını ehlileştirdiklerini görmüşlerdi.

Amerikan hindileri Avrupa’ya 1519 yılında İspanyollar tarafından getirilmiş, daha sonra bütün Avrupa’da yayılıp 1541 yıIında İngiltere’ye ulaşmışlardı. Hayvancağızı gören İngilizlerin kafaları karışmış, o zamanlar Türk toprakları olan Batı Afrika’dan Portekizli tüccarların getirdikleri Afrika hindisi veya yine Türkiye üzerinden getirilen Hint tavuğu sanmışlardı. Sonunda her iki ırkın farklı olduğu anlaşılmıştı, ama bu Amerikan kökenli kuşun adı 17. yüzyılda Amerika’ya göç eden İngiliz göçmenler sayesinde Amerika’da ‘Turkey’ olarak yerleşti. devamını oku…

Categories: Genel Tags:

Eşref Saati Nedir ?

Cuma, 30 Tem 2010 Comments off

Bir işe başlamanın uğurlu ve uygun zamanını tanımlarken “eşref saatini bekle” telkininde bulunur yahut yapılan bir işin hayırlı sonuç vermesi durumunda “eşref saate rastladı” deriz. Bir kimseye bir işi yaptırmanın en uygun zamanını bildirmek üzere kullandığımız bu deyimin aslı eşref–i saat (zamanın şereflisi, muvafık zaman, denk gelme) şeklinde ifadelendirilen bir astroloji terimidir. Tarihte gök bilimleriyle ilgilenen ilk medeniyetler Sümerler ile Keldanîlerdir. Mezopotamya’nın bu eski kavimleri gök cisimlerine tapar ve yıldızların hareketleri ile aldıkları değişik konumlardan bazı hükümler çıkarırlarmış. Şimdi astroloji dediğimiz ilm–i ahkâm–ı nücûm’un esası işte buraya dayanır. devamını oku…

Categories: Genel Tags:

Ayna Aynalar Nasıl Yapılır

Cuma, 30 Tem 2010 Comments off

Ayna, ışığın % 100′e yakın bir kısmını düzgün olarak yansıtan cilalı yüzey. Metal yüzeylerin parlatılmasıyla ilk ayna elde edilmiştir. Daha sonraları ise, cam levhaların bir yüzeyleri civa amalgamaları ile kaplanarak, ayna elde edilmiştir. Günümüzde ise, genellikle cam levhaların bir yüzü, ince bir gümüş tabakası ile sırlanarak elde edilir. Bazan gümüş yerine alüminyum, altın, hatta platin dahi kullanılır. Alüminyum sırlı aynalar, dalga boyu 0,4 mikrondan küçük olan morötesi ışınları da yansıtırlar. Aynalar; düz, küresel ve parabolik diye üç gruba ayrılırlar.

Düz aynalar

Bir cismin veya noktanın düz bir aynada görünen şekline görüntü denir. Düzlem aynada görüntü, cismin tam simetriğidir. Yani cisim ve görüntünün, aynaya uzaklıkları ve boyları birbirine eşittir. Görüntü gerçek değildir, zahiridir(gerçek olmayan). Çünkü, aynanın içinde imiş gibi görünür. Zahiri görüntüyü bir ekran üzerine düşürmek mümkün değildir.Ü

Küresel aynalar

Yansıtıcı yüzeyi, küre kapağı şeklinde olan aynalardır. Yansıtıcı yüzey, küre kapağının iç yüzeyi ise bu aynalara çukur, konkav veya iç bükey aynalar denir. Yansıtıcı yüzey, küre kapağının dış yüzeyi ise böyle aynalara tümsek, konveks veya dış bükey aynalar denir. devamını oku…

Yumurta ve Fasulye

Cuma, 30 Tem 2010 Comments off

Yumurta: Protein deposu yumurtalar sizi uzun süre tok tutar. Hatrı sayılır ilgili fakültelerce yapılan bilimsel araştırmada aynı anda 30 obez ve şişman kadın üzerinde yapılan deneyde düşük kalorili meyve salatası ve 2 dilim tost ile birlikte sütlü omlet tüketen kadınlar, simitle kahvaltı yapan kadınlara oranla gelecek otuz altı saat içinde daha az yemek yedi.

Fasulye: Safra kesesinin kasılmasına neden olan hormon, kolesistokinin’i hiç duymamış olabilirsiniz fakat bu hormon en iyi kilo verdiricilerden bir tanesidir. Bu hazmettirici hormon tabi bir iştah kesicidir. Yüksek lifli fasülyeler ayrıca kolestrolünüzü de aşağı çeker.